12 Mayıs 2013 Pazar
9 Mayıs 2013 Perşembe
Neden Özel Ders?
Yaşadığınız ülkede, yabancı dil öğrenmenin en hızlı ve
etkili öğrenme yolu özel derstir.
Takdir edersiniz ki, güçlükle zaman ayrılıp gidilen, kalabalık sınıflı yabancı dil kurslarında
bu kadar verimli bir sonuç almak ne yazık ki çok da kolay değildir. Kalabalık bir sınıfta, her zaman başkalarının
ders programlarına muhtaç olursunuz ve size birebir bir ilgi gösterilemez. Bu
sebepten ötürü, özel ders, sizin mutlaka
daha hızlı, daha verimli ve de sadece size uygun yöntemlerle yabancı dil öğrenmenizi
sağlayacaktır. Size sunulan yabancı dil eğitimi, ‘terzi işi’ bir yöntemle
gerçekleştirilecektir ve siz böylece hem
zamanınızı, hem paranızı, hem de emeklerinizi boşa harcamamış olacaksınız.
Neden Özel Ders?
·
Ders günlerinizi ve saatlerinizi dileğiniz gibi
belirleyebilirsiniz.
·
Başkaları için hazırlanmış ders programlarına
muhtaç olmazsınız. Sadece sizin arzu ettiğiniz ağırlıkta ve içeriklerde bir yabancı
dil ders programı sunulur.
·
Sizin öğrenme yetenekleriniz, çok daha kolay
fark edilir ve bu doğrultuda yabancı dil öğrenme yöntemleri belirlenilir.
·
Anlamadığınız, zorlandığınız, tekrar etmek
istediğiniz her konuda gereken yapılır.
·
Asla belirli bir kitap setine muhtaç olmazsınız,
sizin için özel alıştırma materyalleri hazırlanır ve daha birçok kaynaktan
destek alınır.
·
Derslerde birebir bir ilgi olduğu için çok daha
hızlı yol alırsınız. Zamanınızı boşa harcamamak ve kendiniz yönetmek ve hedeflerinizi
kendiniz belirlemek, özel derslerde mümkündür!
Birebir yabancı dil özel
derslerin yanı sıra, en fazla 4 kişilik olmak üzere, kendi özel ders
grubunuzu da oluşturabilir ya da grup özel ders talebinde bulunabilirsiniz. (Bu
durumda öğrencilere mutlaka seviye belirleme sınavı yapılmaktadır, öğrenciler
aynı seviyede değilse grup ders oluşturulabilmesi mümkün değildir.)
Formula Lingua
0216 363 81 44
www.formulalingua.com
3 Mayıs 2013 Cuma
Yabancı dillerden Türkçeye ve Türkçeden diğer dillere geçen sözcükler
Hiç kuşkusuz zengin bir dilimiz var!
Korumamız,doğru kullanmamız gereken mükemmel bir dil güzel Türkçemiz.
Formula Lingua olarak,yabancı dil eğitiminin yanı sıra,ana dilimiz Türkçenin de doğru kullanılmasını destekliyoruz ve bu konuda gereken özeni gösteriyoruz.
Çoğu zaman,Türkçeye yabancı dilden geçen sözcükler konu ediliyor. Peki,Türkçeden diğer dillere hiç sözcük geçmemiş mi?
İşte Türkçeden diğer dillere geçen sözcük sayıları ve size birkaç örnek:
Korumamız,doğru kullanmamız gereken mükemmel bir dil güzel Türkçemiz.
Formula Lingua olarak,yabancı dil eğitiminin yanı sıra,ana dilimiz Türkçenin de doğru kullanılmasını destekliyoruz ve bu konuda gereken özeni gösteriyoruz.
Çoğu zaman,Türkçeye yabancı dilden geçen sözcükler konu ediliyor. Peki,Türkçeden diğer dillere hiç sözcük geçmemiş mi?
İşte Türkçeden diğer dillere geçen sözcük sayıları ve size birkaç örnek:
|
|
|
Türkçe kökenli ya da alıntı sözcüklerden bazı örnekler:
- bıçak: Macarca "bicska"
- cacık: Yunanca "tzatziki"
- çaprak: Almanca "Schabracke"
- dilmaç (çevirmen): Almanca "Dolmetscher"
- dolma: İngilizce "dolma", Yunanca "dolmadaki"
- köşk: Slavca, Almanca "Kiosk"
- ordu: Almanca, İngilizce ve Fransızca "Horde"
- yelek: İngilizce ve Fransızca "gilet", İspanyolca "gileco, jaleco, chaleco", Arapça "jalikah"
- yoğurt: İngilizce "yoghurt", Fransızca "yaourt", Almanca "Joghurt", İspanyolca "yogur"
Aşağıdaki grafik de,Türkçede kullanılan kelimelerin kökenlerini bize açıklıyor :
Formula Lingua
www.formulalingua.com
24 Nisan 2013 Çarşamba
'Benim dil öğrenmeye yeteneğim yok.' diyenler?
'Benim sanırım dil öğrenmeye yeteneğim yok.' sözünü çok duyuyoruz. Hatta insanlarda oluşan bu algıdan ötürü,motivasyonlarının çok kırıldığına ve hatta var olan yabancı dil bilgilerini de kullanmaktan kaçındıklarına şahit olduk çok defa. 'Aman yanlış cümle kurmayayım' diye düşünüp konuşmak,yazmak yerine susmayı yeğleyen birçok kişi vardır herhalde aranızda.. İlk olarak şunu belirtmek isteriz: yabancı dil öğrenmenin yetenekle çok da alakası yoktur; bulunduğunuz ortamla ve de motivasyonunuzla alakalıdır. Örneğin bugün bir toplantıya giderken,bindiğimiz taksinin şoförü işimizi öğrendiği an,Fransızca konuşmaya başladı,yetmedi İngilizce konuştu sonra da biraz Almanca sıkıştırdı araya. Bu dilleri nereden öğrendiğini sorduk, kendisi özellikle İngilizce öğrenmek için kitaplar aldığını,evde kendi kendine çalıştığını ve de her fırsat bulduğunda müşterileri ile İngilizce konuşarak pratik yaptığını dile getirdi. Bize soracak olursanız,kurduğu İngilizce cümleler gayet anlaşır ve gayet de ileri seviyedeydi. Bu arada bahsettiğimiz bu şoförün en az 60 yaşında olduğunu da dile getirmek isteriz. Bundan yola çıkarak yabancı dil öğrenmenin yaşla alakalı olmadığına sonucuna da varmamız herhalde mümkündür.Kısacası,bir şeyi gerçekten istemek ve motivasyon dil öğrenmenin ilk şartı!
Peki,bir dili gerçekten öğrenmek isteyip bunun için yola koyulduğunuzda,size avantaj sağlayacak durumlardan bahsedelim. En önemlisi,şu çekingenliğinizi atın üzerinizden!! Öğrenmek isteğiniz dil hakkında bir kural öğrendiğiniz an ya da bir kelime duyduğunuz an,bunu hayata geçirmeye çalışın. İyi,kötü,doğru,yanlış farketmez. Siz hele ki o kalemi bir elinize alın,bir iki cümle kurun! Bunların dışında da,yabancı dilde şarkı dinleyin,sözlüğe bakmaya üşenmeden kendi kendinize kitaplar okuyun,film izleyin.
O,'dile yeteneği var' diye hakkında düşündüğünüz insanlar,inanın ki bunları yapıyorlar.
Formula Lingua
www.formulalingua.com
0216 363 8144
18 Nisan 2013 Perşembe
35 dil bilen Vandewalle!
''Ben bir dili zor öğrendim,35 dil de nasıl öğrenilir?!'' dediniz,değil mi?
Bugüne kadar 35 dil inceleyen ve bu özelliğiyle dünyanın en
çok dil bilen insanlarından olan Belçikalı dil bilimci Johan Vandewalle, 13
yaşında öğrenmeye başladığı Türkçeyi çok seviyor.
“Bir Türk ile Türkçeden başka bir dille konuşmak bana adeta
bir günah gibi geliyor.” diyen Vandewalle, insanlara kendi dillerinde hitap
etmeyi bir saygı ifadesi olarak görüyor.
Dil öğrenmeyi ‘şifre çözmeye’ benzeten ve Finceyi bir günde
öğrendiğini söyleyen Vandewalle, “Yeni bir dil öğrenmek bana büyük bir zevk
veriyor. Ama artık kendimi dil öğrenmekten ziyade dil öğretmeye adadım.” diyor.
1987 yılında en çok dil bilen Belçikalıyı tespit etmek için
yaşayan diller kapsamında düzenlenen ‘Babil Yarışması’nda 22 dille birinci olan
Vandewalle, Latince gibi 10 dil de dahil edildiğinde 32 dil öğrenmiş.
Aradan geçen zamanda yeni dil öğrenmek yerine dil öğretmeye
yönelen Vandewalle, sadece belleğine yeni 3 dil ilave ederek incelediği dil
sayısını 35’e çıkarmış. Dil rekoru kırmak gibi bir niyetinin olmadığını
vurgulayan Vandewalle, her yabancı lisan için bilgi seviyesinin birbirinden çok
farklı olduğunu belirtiyor. Vandewalle, “Bir dili tam anlamıyla öğrenmek için
insanın ömrü yetmez.” demeyi de ihmal etmiyor. Öğrenilen bir dilin
unutulmadığını, ancak uykuya dalabileceğini kaydeden Vandewalle, bir ülkeye
gittiği zaman mutlaka o ülkenin dilini öğrenmeye ve insanlara ana dillerinde
hitap etmeye çalıştığını anlatıyor.
Vandewalle, “13 yaşındayken Türkçe
öğrenmeye başladım. O zaman kendi kendime bir karar verdim. Bir Türk’le
konuşurken sadece ve sadece Türkçeyi kullanacağım, başka bir dille
anlaşmayacağım diye. Bir Türk ile Türkçeden başka dille konuşmak bana adeta
günah gibi geliyor.” diyor. Johan Vandewalle bu kadar çok dil öğrenmesini,
‘insanlara ana dillerinde hitap etmenin bir saygı ifadesi olması, dilleri
anlama isteği ve kendini dilini konuştuğu ülkenin bir vatandaşı gibi
hissetmesi’ne bağlıyor.
Öğrendiği dillerin bir kısmını o ülkelere giderek, bir
kısmını ise kitaplardan, radyo programları ve gazetelerden kendi kendine
öğrendiğini anlatan Vandewalle, herhangi bir dili meramını anlatacak şekilde
birkaç hafta içinde öğrenebildiğini söylüyor. İletişim için önemli olan
yapıları bildiği için öğrenmenin kolay olduğunu belirten Vandewalle, bir roman
veya gazete okumak için ise daha çok zaman gerektiğini kaydediyor.
En kısa sürede öğrendiği dilin Fince olduğu bilgisini veren
Vandewalle, olayı şöyle anlatıyor: “Belçika’da hava limanına giden trene
bindiğimde Fince bir ders kitabı aldım. Öğrenmeye koyuldum. Hava limanında
uçağı beklerken ve uçakta sayfa sayfa bu kitabı okudum. Bir gün sonra 100
sayfayı okumuşum. Önemli yapıları ve sözcükleri fark ederek okudum. İlk gün
Helsinki’de dolaştığımda etrafıma baktım, pek çok şeyi anlıyordum. Bir gün
içinde bir dünya açılmıştı.”
Vandewalle, şu anda ‘bir dil bilim projesi’ üzerinde
çalışıyor ve kendi kurduğu Doğu Dilleri ve Kültürleri Öğretim Merkezi’nin
başkanlığını yürütüyor. Bir dili öğrenmenin en kolay yolunu ‘metoduna uymak’
olarak özetleyen Vandewalle, bunu da ‘düzenli çalışmak ve konuşmak’ olarak
ifade ediyor.
Vandewalle’nin bildiği diller şöyle:
Flemenkçe, Fransızca, Latince, İngilizce, Almanca, Türkçe,
Farsça, Çağdaş Arapça, Rusça, Osmanlıca, Klasik Arapça, Eski Slavca, Özbekçe,
Kazakça, Kırgızca, Türkmence, Azerice, Uygurca, Tatarca, Başkurtça, Tuvaca,
Orhon Türkçesi, Eski Uygurca, Kuman Türkçesi, Çağatayca, Tacikçe, Mısır
Arapçası, Fas Arapçası, İtalyanca, Arnavutça, Yunanca, Hintçe, Urduca, Fince,
Gaelic.
Dil Öğrenmek için
Formula Lingua
www.formulalingua.com
11 Nisan 2013 Perşembe
Peki ya deyimleri nasıl öğreneceğiz?
Bir dili öğrendiniz, artık tüm dilbilgisi kurallarına hakimsiniz.
Peki ya deyimler? Yabancı biri sizinle konuştuğunda deyim kullanırsa vay
halinize! O kadar okul okudunuz,kurslara gittiniz ama o bir anda tüm motivasyonunuz düştü! Meğerse sizin o okulda öğrendiğiniz yabancı dil,sokakta çok daha farklı konuşulabiliniyormuş!
Bu yüzden,yabancı dil bilgisi açısından, deyimler önemlidir. Bu yönde
ifade edilen görüşler değerlendirildiğinde bir dilde deyim bilgisine sahip olmayan
kişinin o dili tam anlamıyla bildiğinin söylenemeyeceği ifadesi öne çıkmaktadır. Unutmayın,
anadile veya yabancı bir dile hâkim olmak o dilin dilbilgisini veya
sözcüklerini iyi bilmekle ölçülmez, önemli olan o dildeki deyimleri ve özel oluşumları
da bilmektir..
Yabancı dilde deyim bilgisinin öğrenenler açısından
psikolojik bir boyutu da vardır. Anadil konuşmacıları her zaman deyim kullanır, bu dili
yabancı dil olarak öğrenenler ise kullanılan deyimleri her zaman anlamayabilir,
anlamadıklarında da kaygı yaşayabilirler. Bazı durumlarda deyimlerin yanlış anlaşılmasının bir felakete yol
açabileceği unutulmamalıdır.
Yabancı dilde deyimlerin yarattığı sorunları en aza
indirgemek için yabancı dil öğretimi içerisinde deyim öğretimine de yer verilmesi
gerekmektedir.
Deyim öğretimi için yararlı bir temel oluşturmak ve daha
kolay öğrenme sağlamak amacıyla deyim öğretiminde uygulanabilecek teknikleri Formula Lingua olarak şöyle sıralayabiliriz:
- karikatürlerden, televizyon programlarından, paragraf içerisinden deyim çıkartma ve tartışma
- Belli ölçütlere göre sınıflandırma, bağlamdan yola çıkarak bir ifadeyle paragrafı tamamlama
- durumsal resimler, diyaloglar hazırlama
- deyimlerin gerçek ve mecazi anlamları arasındaki farkı göstermek için uygun resimler yapma
- gerçek ve mecazi anlam arasındaki farkın yarattığı komik durumları kullanma
- derste metin bağlamıyla ilgili, resimlerden ve kavramlardan yola çıkarak deyim öğretimi yapma
- deyimleri, konusma ve yazıda neden kullanıldıklarını öğrencilerle tartışma;
- deyimleri kısa paragraf veya diyalog içerisinde, bağlam bilgisi oluşturarak sunma.
Biz bir dili öğretirken,siz tam öğrenin isteriz:)
Formula Lingua
www.formulalingua.com
5 Nisan 2013 Cuma
Yabancı dil öğrenmenin en pratik yolu film izlemek!
Yabancı dil öğrenirken hedeflerin doğru tespit edilmesi
gerekir, bir dili öğrenmenin en pratik yolu, film izlemek, müzik dinlemek,
kitap okumak...
İstikrarlı olun!
Türkiye'de yabancı dille ilgili en çok tekrarlanan cümleler
"Dil hapı çıksa da İngilizce konuşsak, dil öğrenemiyorum, anlıyorum ama
konuşamıyorum" oluyor. Her yıl yüzlerce kursiyer yabancı dil kurslarına
başlıyor ancak henüz ilk üç ay tamamlanmadan pek çok kişi kursu ya tamamen
bırakıyor ya da devamsızlık yapıyor.
Hiç kuşkusuz ani alınan kararlar, öğrenilmeye başlanan
yabancı dilin yarım kalmasına sebep oluyor. Ama unutmayın ki, yabancı dil
öğrenmenin yetenekle değil planlı programlı çaba ile olabilmektedir ve uygun
öğrenme yöntemleri tercih edilmelidir.
Formula Lingua
www.formulalingua.com
0216 363 81 44
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)
.png)

